Bıldırcın Yaylası Bizi Yeniden Çağırıyor
Bazı yerler vardır…
Yıllar geçse de insanın içindeki yerini kaybetmez.
Bıldırcın Yaylası da bizim için tam olarak böyle bir yer.
Çocukluğumuzun koşarak geçtiği çayırlar, büyüklerimizin gölgede sohbet ettiği çam ağaçları, kazanlarda kaynayan yemeklerin kokusu ve uzaklardan gelen kahkaha sesleri… Hepsi hâlâ yaylanın rüzgârında saklı.
Yıllar önce Dağçukurören Köyü Derneğimiz öncülüğünde düzenlenen Bıldırcın Yaylası Şenliği, sadece bir etkinlik değildi. O günler; hasretlerin giderildiği, küslüklerin unutulduğu, gençlerin büyükleriyle aynı sofrada oturduğu, birlik ve beraberliğin en güçlü şekilde hissedildiği anlardı.
O pankartın altında toplanan kalabalığı hatırlıyor musunuz?
“Hoşgeldiniz” yazısının altında buluşan yüzlerce insan…
Kimisi yıllar sonra köyüne dönmüş, kimisi çocuklarını ilk kez yaylaya getirmişti.
Bugün belki hayat hepimizi farklı şehirlere savurdu.
Ama köklerimiz hâlâ orada…
O toprakta, o çam ağaçlarının gölgesinde, o yayla rüzgârında.
Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız:
Bu güzel geleneği yeniden canlandırmanın vakti gelmedi mi?
Bıldırcın Yaylası Şenliği sadece geçmişin hatırası olarak kalmamalı.
Yeni nesiller de o heyecanı yaşamalı.
Çocuklarımız da o çayırlarda koşmalı.
Gençlerimiz de o birlik ruhunu hissetmeli.
Geliniz…
Bir kez daha aynı yaylada buluşalım.
Bir kez daha aynı sofrayı paylaşalım.
Bir kez daha “Hoşgeldiniz” yazısının altında kenetlenelim.
Bıldırcın Yaylası bizi yeniden çağırıyor.
Bu çağrıya kulak vermek ise bizim elimizde.
1 Yorum
KEŞKE….